Kitap okumaya başlamadan önce bir kitabı nasıl okuyacağımızı öğreten bir kitap okuduk mu? Okumak; sadece sayfaları gözden geçirmek, yazılanları anlamaya çalışmak ya da hedef metni tüketmekten ibaret değildir. Nasıl okuyacağını bilmek okura olağanüstü zaman kazandırmakla birlikte okuduğu kitaptan aldığı verimi de maksimum seviyeye çıkarır. Benim de ilkokul zamanında başlayan okuma sürecim lise yıllarımda erginleşmeye başlamıştı. Fakat ne yazık ki üniversiteye kadar bir şeyi nasıl okumam gerektiğine dair çok da bir bilgim olmadığını gördüm. Aşağıya kendi tecrübelerim ışığında sizlere yol gösterebilecek birkaç ipucu paylaşacağım.
1) Kimin Kitabını Okuyorsun?
Elinize aldığınız bir kitabın yazarını, en azından kısa bir internet araştırması ya da yapay zeka sorgulamasıyla öğrenin derim. Genel anlamda yazarın derdini, ne yazdığını, nerede yaşadığını, ne zaman yaşadığını ve daha birçok şeyi böylece öğrenmiş olursunuz. Metin biraz daha somutlaşır. Aynı zamanda edindiğiniz farklı bilgilerle farklı bağlantılar oluşturarak metnin zihninizdeki kalıcılığını arttırırsınız. Ben bazı kitapları bitirdiğimde, sonradan kitabın başlığı öyle ya da böyle karşıma çıktığında yazarıyla eşleştiremediğim durumlar olmuştu. Çünkü araştırmamıştım. Emin olun okuma seviyenizi arttıracak.
2) Neden Okuyorsun?
Kitabı neden okuduğunuza mutlaka karar verin. Ama bu asla okuduğunuz kitaplara bir yenisini daha eklemek olmasın. Özellikle lisede kitap üstüne kitap yığarken bir zaman sonra benim için önemli olanın nitelikten ziyade nicelik olduğunu görmüştüm. Nihayetinde kaç kitap okuduğun fark ederdi! Okumak için kısıtlı bir sürenin olduğunu idrak ederek okursak nokta atışı kitaplar yakalarız.
3) Not Tutuyor musun?
Okurken önemli yerleri not almak sonrasında işine çok yarayacak. Bu "önemli" olan şeylerin ne olduğuna dair bilgileri başka bir yazımda aktaracağım. Ayrıca nasıl not tutulması gerektiğini de... Özellikle okuduğunu kendi cümlelerinle özetlersen sonrasında göz attığında okuduğunu hatırlamak için harcayacağın zaman azalacaktır. Bu iyi bir şey. Güzel defter ve kalemler not tutma alışkanlığını destekleyecektir.
4) Okumak Keyifli mi?
Bence okumak çok keyifli bir eylem değil ama bunu keyifli hale getirmeyeceğimiz anlamına gelmez. Ben karanlık, daha münzevi bir ortam yaratarak daha keyifli bir hale getiriyorum! Dışarıda kitap okumaktan nefret ederim. Ya da kütüphanede... Sadece ben varsam kütüphanede o zaman işler değişir... Tek başına ya da başkalarıyla, iç mekanda ya da dış mekanda, cümlelerin altını çizerek ya da çizmeyerek... Tüm bu seçimler senin elinde. Keyif aldığın mekanda okumak kitabı da keyifli hale getirir. Yukarıda da bahsettiğim gibi neden okuduğunu bilirsen seçtiğin kitap muhtemelen sıkıcı gelmez. Çünkü ya işini görüyordur, ya merakını gideriyordur ya da zaten seviyorsundur.
5) Zoru mu Seçiyorsun?
Asla ama asla zordan başlama. Gerekirse hep kolaydan git ve azar azar inşa et! OKumak zorlu bir süreç. Kişisel gelişim kitapları dışında :D Herkesi mutlu edemezsin, çünkü pizza değilsin! (Dikkat gönderme!) Klasikler bunun için biçilmiş kaftan. Ya da bilimse yapmak istediğin ünlü üniversitelerin giriş niteliğindeki kitapları da öyle. İçinde önerilen kaynaklarla bir yola girmiş olacaksın. Başka dil öğrenirken de yine kolay metinlerle yavaş yavaş ilerlemek şart... Bir saatte 4 sayfa okuduğum zamanları hatırlıyorum. Yazık olmuş...
(Buradan devam edeceğim)
Emir Çağrı Turgut
07.01.2026